SANALHAZiNEM Size Yeter
Geri Git   SANALHAZiNEM Size Yeter > YÜCE DİNİMİZ İSLAMİYET > Din Kültürü & Genel Bölüm > Dini Kıssalar & Hikayeler

Reklam İrtibat Mail+MsN SiteMap Tags Üye Ol Üye Listesi Şifremi Unuttum Arama Günün Mesajları Konuları Okundu İşaretle

TEVAZU - Tevekkülün Böylesi | Suret Ve Siret

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Sanalhazinem.com Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 26-02-2007, 21:16   #1
Smile Hz. ömer (r.a.)'in 'şikâyet Masasi'


Hz. ömer (r.a.)'in 'şikâyet Masasi'



Şoför

Sokaklarda sefâlet kol geziyordu Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı Çevresi de perişandı Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde durduğunu, içinden de bir yolcunun indiğini gördü Demek ki taksi şoföründe az çok para olacaktı Çünkü müşteri indirmişti Bütün cesaretini ve ümidini topla***** evden çıkıp yola koştu Yaklaşıp direksiyon başında arabasını hareket ettirmek üzere olan şoföre seslendi – Sakın beni dilenci falan zannetmeyin Üç çocuğumla üç gündür aç beklemekteyim Bu gidişle namusumu lekelenmemden korkmaya başladım Allah rızası için yardımda bulunun Ben açlıktan ölmeye razıyım Fakat çocuklarımın çığlıklarına tahammül edemiyorum Beklenmedik bir anda gelen bu “Allah rızası için yardım” talebi zaten kıt-kanaat geçinen şoförü şaşırtmıştı Düşünmeye başladı Cebinde bir miktar parası vardı var olmasına; ancak bu parayı aylardır biriktiriyordu Çünkü taksinin dört lastiği de kabaklaşmıştı Onları değiştirmek için çırpınıyordu Zaten akşamları eve gelince hanım da ikaz etmekten geri kalmıyordu:
– Ne zaman değiştireceksin bu lastikleri? Birazcık geç kalsan, aklıma kötü şeyler geliyor Acaba bir kaza mı yaptı kabak lastiklerle?’ diye korku içinde bekliyorum
O an için nefsi ve şeytan birlik olup vesvese vermeye başladılar:
– Sen zaten zor geçinen kimsesin Yardım edecek durumda değilsin Bas gaza, git yoluna!
Fakat imanı ve vicdanı da şöyle sesleniyorlardı:
– Para dediğin şey böyle gün için lazım olur Belli olmaz Allah’ın rızasının nerede olduğu Biriktirdiğin parayı bu muhtaç hanıma vermelisin Tam yeridir Çocukları aç durumda, Onu namusunu kirleterek, para kazanma zorunda bırakmamalısın
Nihayet nefsini ve şeytanını yenmiş, cebindeki lastik parasını tümüyle kadıncağıza uzatarak:
– Al bacım, namusunla yaşa Bu para bir müddet seni idare eder Sonrasında da Allah başka sebepler halk eder! Dedi Minnet etmemek için de hemen gaza basıp oradan uzaklaşırken kadının:
– Sen benim ihtiyacımı karşıladın, Allah da senin ihtiyacını karşılasın! duasını duydu Gün boyunca kulaklarında çınlayan bu duaya hep (amin) dedi
Akşam eve gelince beklediği soruyla yine muhatap oldu
– Hâlâ değiştirmemişsin lastiklerini
– Bir lastikçiyle anlaştım Yeni lastikler gelince hemen değiştirecek diyerek geçiştirdi
Bu geçiştirme işi birkaç gün devam etti Bir akşam yine eve gelirken iyice sıkılmış, “Bu defa ne diyeceğim?” diye düşünürken beklenmedik bir durumla karşılaşmıştı Hanım kendisine adres yazılı bir kağıt uzattı, sonra da şöyle dedi:
– Bugün bir lastikçi geldi, şu adresi verdi “Yarın bana mutlaka gelsin, lastiklerini değiştireceğim” deyip gitti Al şu adresi Belli etmemişse de bunun izahını yapamamıştı Çünkü böyle bir lastikçi ile konuşmamıştı Merakla sabahı bekledi İlk işi kağıttaki adrese gitmek oldu Garipliğe bakın ki tamirciyi hiç görmemiş, buraya hiç gelmemişti Elindeki kağıdı uzatınca bir şaşkınlık iki tarafta da yaşandı Lastikçi:
– “Sen o musun?” deyip şoförün boynuna sarıldı, başladı hıçkıra hıçkıra ağlamaya Sonra da şöyle devam etti:
– Tam üç gündür Resûlüllah Aleyhisselam rüyama giriyor ve bana, “Şu adresteki şoförün lastiklerini değiştir, ücret olarak da benim şefaatime nail ol” buyuruyor Allah için söyle Sen ne türlü bir iyilik ettin, nasıl bir hayır dua aldın ki Resûlüllah Aleyhisselam üç gündür beni ikaz ediyor, senin lastiğini değiştirmem için beni vazifelendiriyor?

Kaynak: Yeni aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları




Linkleri Görebilmek Yada Dosyaları İndirebilmek İçin
Kayıt Olmanız GEREKMEZ !


Yorum yada Mesaj Yazın
Yorum yada Mesaj Göndermek için Lütfen Üye Girişi Yapın.




MéTRoPoLi$ Çevrimdışı  
Eski 26-02-2007, 21:16   #2






HZ ÖMER (RA)'İN 'ŞİKÂYET MASASI'

Bir cemiyet için, bir millet için adâlet, insanın damarında dolaşan kan gibidir Adâlet mekanizması sıhhatli çalışırsa, cemiyet hayatı da sıhhatli olur Dilerseniz Hazret-i Ömer (ra) devrinden bir misâlle mevzûmuzu müşahhaslaştıralım
Ashâb-ı kirâmın ileri gelenlerinden, Resûlüllah (sav) Efendimiz'in iştirak ettiği hiçbir gazâdan geri kalmayan, bazan da Medîne'de Efendimiz (sav)'e vekâlet eden Ensâr'dan Muhammed bin Mesleme (ra), Hz ömer (ra)'in hilâfeti esnasında onun 'Şikâyet Masası' reisi idi Memurlarla alâklı şikâyetler bu masaya gelirdi O, gelen bu şikâyetleri inceler, araştırırdı Neticede şayet haksızlık yapan, adam kayıran, rüşvet alan biri ortaya çıkarsa cezalandırılırdı
Bir defasında Medîne'de toplanan memurlara, Hz Ömer (ra) nasîhat ediyor ve onları, insanlara âdil davranmaları, zulmetmemeleri hususunda îkaz ediyordu İşte bu esnada halkın arasından, sessiz-sâkin ve kimsesiz bir adam ortaya çıktı ve 'Beni memurlarınızdan işte şu adam, haksız yere dövdü Halbuki suçladığı hususta benim bir kabahatimin olmadığı da sonradan anlaşıldı' diyerek dâvâcı olduğunu söyledi
Bunun üzerine mes'ele araştırıldı Adamın haklılığı anlaşıldı, memurun ona zulmen kırbaç vurduğu meydana çıktı Hz Ömer (ra)'in kararı kesindi:
' Seni döven memura sen de, onun sana vurduğu kırbaç adedince vuracaksın! Amr bin Âs (ra) itiraz etti:
' Yâ Ömer, bundan sonra memurlarınızı insanların gözü önünde dövdürecek misiniz? Şayet böyle yaparsanız, bu tatbikat, memurlarınızın itibarını düşürür, onları iş yapamaz hâle getirir Hz Ömer'in cevabı aynen şöyle oldu:
' Ben zâlimi, şu veya bu bahânelerle koruyup da, mazlûmu mâruz kaldığı zulümle başbaşa bırakmam Kim zulmetmişse karşılığını görmeli ki, tekrarına cesaret edemesin Böylece karar kesinleşti Sessiz ve kimsesiz şikâyetçi adam, kendisine vurulan kırbaç adedince kırbaç vuracaktır zulmeden memura Bu defa Amr bin Âs (ra), kimsesiz olan bu şikâyetçi adama gitti ve şu teklifte bulundu:
' Sana, onun vurduğu kırbaç sayısınca altın vereyim Bunları al, dâvandan vaz geç Yoksa kötü niyetli bazı insanlar cesaret bulur, memurlar korkaklaşır Neticede adâletin temini daha da güç hâle gelebilir, dedi Mazlum ve mağdur adam da bu teklifi kabul etti: Yediği kırbaç adedince altınları aldı, dâvâsından vaz geçti Ve böylece, idare edenlerle idare olunanlar arasındaki buna benzer haksızlıklar da son bulmuş oldu
Ne âdil bir hüküm, ne güzel bir hâl çaresi Tabii ki ne mes'ut bir cemiyet! Bütün insanlığa örnek olması dileğiyle



Yorum yada Mesaj Yazın
Yorum yada Mesaj Göndermek için Lütfen Üye Girişi Yapın.




MéTRoPoLi$ Çevrimdışı  
Eski 26-02-2007, 21:17   #3






Şeytan yolunu değiştirir
Hazret-i Resûl-i ekremin 'sav' huzûr-ı şerîflerinde oturan, Kureyş hâtunlarından birisi, yüksek ses ile konuşurken, hazret-i Ömer 'ra' gelip, içeri girmeğe izin taleb etdi Hâtunlar kalkıp, sür'atle perde arkasına çekildiler Hazret-i Ömere 'ra' izin verilip, içeri girdi Bakdı ki, hazret-i Resûl-i ekrem 'sav' gülüyordu
Ömer 'ra' dedi ki,
- Allahü teâlâ hazretleri mubârek dişlerini güldürsün, yâ Resûlallah! Neden dolayı gülersiniz
Server-i kâinât hazretleri buyurdular ki,
- Bu hâtunlara hayret etdim ki, benim yanımda idiler Ne vakt ki senin sesini işitdiler, kaçıp, perde arkasına girdiler
Hazret-i Ömer 'ra' dedi ki:
- Yâ kadınlar! Beni görünce, Resûlullahın huzûrunda olduğunuz hâlde, niçin korkup, kaçdınız Onun huzûrunda râhat oturup, korkmuyorsunuz!
Hâtunlar, perde arkasından dediler ki,
- Yâ Ömer! Sen yaratılışda şiddetli ve gadablısın
Server-i kâinât buyurdular ki;
- Ey Hattâb oğlu! Sen sözünden ferâgat et! Varlığım yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya yemîn ederim ki, şeytân yolda sana rastlasa, o yolu bırakıp, başka yola sapar, yolunu değişdirir

[Peygamberimizin 'sav' kadınlar ile oturması hicâb âyeti gelmeden evvel idi Hicâb âyeti gelince, kadınlar ile bir arada oturmadı]



Yorum yada Mesaj Yazın
Yorum yada Mesaj Göndermek için Lütfen Üye Girişi Yapın.




MéTRoPoLi$ Çevrimdışı  
Eski 26-02-2007, 21:17   #4






Şeytan'ın Hilesi
Şeytan, şeytanlığını yapabilmek için, insanların zihnine girebilmek için kendine bir yol arar ve bulur Allah'tan sakınan, gece gündüz ibadet eden birçok kimse vardı Onlar Allah'ı Allah'da onları sever, dualarını geri çevirmezdi Allah'ın bu sevdiği kullarını insanlarda sever ve sayardı Şeytan bu durumu değerlendirmeyi düşündü
Bu Allah dostları, halk tecelli edip vefat edince, Şeytan halkın içine girer ve onlara her fırsatta onları hatırlatmaya başlar
- Şunu, şunu nasıl bilirdiniz?
- Allah Allah Sorduğun soruya bak Nasıl bileceğiz? Onalr Allah'a çok bağlıydılar Duaları geri çevrilmezdi
- Onlara ne kadar üzülüyorsunuz?
- Çok çok Tarifi mümkün değil
- Öyleyse onları görmek isterdiniz değil mi?
- Hemde nasıl!
- Niçin onlara hergün bakmıyorsunuz?
- Ne demek istiyorsun? Hiç mümkün olabilir mi? Onlar vefat ettiler, aramızdan ayrıldılar
- Siz de onların resimlerine bakın!

Şeytan'ın bu sözleri halkın beğenisini toplar Bunun üzerine o salih inmsanların resimlerini yaparlar ve hergün o resimlere bakmaya başlarlar böylece ayrılık özlemlerini giderirler Zamanla resimlerden heykellere geçerler Bunları evlerine ve mabetlerine kadar her yere koyarlar
Resim ve heykelleri ilk yapan bu insanlar Allah'a ibadet ediyorlar O'na ortak koşmuyorlardı Bu heykellerin taştan yapıldığını, yarar ve zararı olmadığını biliyorlar, ancak gene de saygı gösteriyorlardı Gittikçe heykeller çoğaldı Heykellerin çoğalmasıyla saygıda çoğaldı Heykellere saygı ve bağlılık gösterisinde bulunmak moda oldu Öyle olduki, salih bir kimse vefat edince, hemen heykelini yapmak bir görev haline geldi
Nesiller geldi nesiller gitti Çocuklar torunlar babalarının ve dedelerinin heykellere tavırların görmüş, onların önünde başlarını eğdiklerini, saygı duruşunda bulunduklarını görmüşlerdi Boynuz kulağı geçer misali, çocuklar saygıda babalarınıda geçtiler, secde etmeye, ihtiyaçlarını heykellerden istemeye başladılar Bu arada heykeller için kurban kesmelerde başlamıştı
Sonunda heykeller putlaştı İnsanların ihtiyaçlarını gideren tanrılar olarak kabul görmeye başladı İbadet artık onlaraydı Şeytan'ın tuzağına düşülmüştü




Yorum yada Mesaj Yazın
Yorum yada Mesaj Göndermek için Lütfen Üye Girişi Yapın.




MéTRoPoLi$ Çevrimdışı  
Eski 26-02-2007, 21:18   #5






ŞEYHİN MÜRİDLERİNİ İMTİHANI

Mire-i Nişabûri (ks) Hazretleri, yanında müridlerinden bir hizmetçisi olduğu halde Nesa denilen yere gitmişti Orada büyük rağbet gördü, bir hayli müridleri oldu Başına toplandılar, hatta onun zikrinden bile meşgul ediyorlardı O bu durumdan incinmekte idi Nesa'dan geri dönmeye karar verdi Ve bir gün müridlerine Allaha ısmarladık diyerek yola çıktı Onun etrafını saran yeni birçok müridi de kendisi ile gelmeye karar verdiler ve peşine düştüler O her ne kadar siz gelmeyin kendi memleketinizde kalın dediyse de illâ da biz de gideceğiz diyorlar ve arkasından gelmeye devam ediyorlardı Giderken bir tepenin başına vardılar Şiddetli rüzgâr esmekte idi Mire-i Nisabûrî Hazretleri şalvarını çözdü, ayakta bevletmeye başladı, hattâ kendi üzerini ve etrafında bulunan bir çok kimsenin de üzerini pisledi
O zamana kadar tereddütsüzce bağlı olan müridleri:
- Bu ne biçim şeyhlik, bu ne biçim hareket? diyerek peşini bırakıp gerisin geriye döndüler
Sadece kendisi ile Nisabur'dan gelen hizmetçi peşini takip etmekte ve o da içinden:
- Bu nasıl iştir Bunca yepyeni iştiyakla bağlanan müridi arkasında iken böyle yaptı? Hepsinin geri dönmesine sebeb oldu, diye düşünüyor ve işi şeyhi inkâra vardırıyordu
Şeyh Hazretleri hiçbir şey söylemeden yoluna devam ediyordu Yolda bir akarsuya vardılar Şeyh bütün elbisesi ile olduğu gibi suya daldı, iyice elbisesini ve bütün vücudunu yıkadı Sudan çıkıp yoluna devam etmeye başladı Sonra dönüp baktı ki Nisabur'da yanına aldığı hizmetçi hâlâ arkasını takip etmekte Ona dönerek şöyle dedi:
- Artık beni inkâr etmemelisin! Çünkü büyük bir meşguliyet ve âfeti bu halle giderebildim Onların meşguliyetinden ve fitne-i fesattan kurtulmak için bu belâya razı oldum Eğer evvelki belâya razı olsaydım belki de sermayemden olabilirdim Onların bizi sevip etrafımızda toplanmaları bizde bir ayıp görmediklerindendir Ama en küçük bir ayıp görseler veya onların isteklerinin hilâfına bir hâl zuhur etse işte böyle terkederler, inkâr ederler, buyurdu
Zamanın büyük âlimleri, şeyhülislâmlar bu hâdiseyi şöyle yorumlamışlardır:
- Onların kendini kabul etmesi şeyhin nefsine tabiatına hoş geldi ve bundan kurtulması için de öyle yapması vacipti O da öyle yaparak kendisini kurtardı








Yorum yada Mesaj Yazın
Yorum yada Mesaj Göndermek için Lütfen Üye Girişi Yapın.




MéTRoPoLi$ Çevrimdışı  
Eski 26-02-2007, 21:18   #6






ŞAHSİ İŞLER

Saatlerce yol katetmişti kafile, binenlerde ve binek hayvanlarının da her ikisinde de yorgunluk işaretleri belirmeye başlamıştı Su bulunan bir mekana ulaştıkları vakit, kafile konakladı Kervanda bulunan Resul-i Ekrem (saa) devesini çöktürdükten sonra indi Hepsinin düşüncesi bir an evvel suya ulaşıp namaz mukaddematını hazırlamaktı

Resul-i Ekrem (saa) indikten sonra yürüyerek su bulunan tarafa doğru gitti, fakat biraz sonra tek söz bile konuşmadan binek hayvanına doğru döndü Ashab ve dostları, şaşkınlıkla, kendi kendilerine; acaba burayı konaklamak için beğenmedi mi? Yoksa hareket emri mi verecek diye düşündüler Meraklı bakışlarıyla emir vermesini bekliyorlardı Fakat bir an için topluluğun şaşkınlığı daha da arttı Zira gördüler ki Peygamber, devesinin yanına varınca, devenin dizbağını kaldırarak hayvanın dizlerini bağladı ve sonra, ilk maksadına doğru yürüdü Feryatlar yükseldi etraftan, neden bu işi yapmamız için bize emir vermedin de zahmet edip geriye döndün, dediler Bu işi yapmak bizim için büyük bir şerefti
Onlara cevaben şöyle buyurdu: Şahsi işlerinizde asla başkalarından yardım istemeyiniz Ve sonra şöyle devam etti sözüne; bir parça misvak için bile başkalarına dayanmayınız





Yorum yada Mesaj Yazın
Yorum yada Mesaj Göndermek için Lütfen Üye Girişi Yapın.




MéTRoPoLi$ Çevrimdışı  
Yanıtla
Tags: , , ,


Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konular Konuyu Başlatan Forum Yaz Son Mesaj
MEB'e 10 günde 10 bin şikayet sharp_shooter Yurt Dışı Dünyadan Haber Ajansı 0 12-08-2008 02:44
18 cenaze sıfır şikayet SH - Haberci Sanalhazinem Haberci 0 03-08-2008 18:40
Grafik masasi SiLeNtScReAm Çevre Birimleri 0 03-05-2008 19:32
şikayet Ve şartlar : hakandemirlendi İcra ve İflas Hukuku 0 28-04-2008 19:59
Yemek Masasi Düzenle cesur sezer Flash Oyunlar 0 25-02-2007 17:40

FaceBook | Sanalhazinem | Site Map | Dizitube | izlekolik | Showizle | Saat 07:50| Bedavaizle | Magazinmedya | Alexa | Yahoo | validator.w3 | Gizlilik Bildirimi |
Powered by vBulletin Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SANALHAZİNEM Ailesi ©2006-2009
www.snlhznem.com
TOPlist